1/1/2008

Bayram Ali ÖZTÜRK kimdir?


BAYRAM ALİ ÖZTÜRK (ra)
Hatice’den doğma Mehmet Ali’den olma 01.03.1952 Adapazarı ili Karasu ilçesi doğumlu Bayram Ali Öztürk iki aylıkken yetim kaldı. Annesinin ikinci evliliğini yapması acı ve ızdırap dolu yıllarının başlangıcı oldu.
Amcası Bilal Öztürk’ün himayesinde ilk orta ve liseyi adapazarı’nda bitirip o zamanki adı Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü olan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesine girer. Eğitimine yörenin tanınmış âlimlerinden Mehmet Tavaslıoğlu’ndan aldıklarını da ekleyip memleketi Adapazarı’na döner.
Efendi Hz amcası Bilal Öztürk’ü tanıması vesile ile İsmailağa Cemaati ile tanışarak İstanbul’a gelerek ders vermeye başlar.
Efendi Hz.’leri İmam Rabbani Hz’nin Mektubat’ını okuyup şehretme görevini ona verir. Zamanla mektubat derslerinde o derece uzmanlaşır ki birçok hocanın okumaya cesaret edemediği mektubatları kürsüde şehreder. Bu yönü “Mektubatçı Bayram Hoca” diye tanınmasına sebep olur.
İlme çok düşkün olan Bayram Ali Öztürk Mahmut Efendi Hz, Sadreddin Yüksel, Halil Günenç, Mehmet Savaş gibi âlimlerden dersler alır. Bunlara Hukuk eğitimini de ekler.
Psikolojiden felsefeye, İslami ilimlerden sosyolojiye kadar her alandaki muazzam bilgi birikimi ve muhatabının içine saygı ile karışık bir muhabbet salan heybeti onunla konuşan kişinin dikkatini çeken en önemli özelliğidir.
Ömrünü kitaplara vakfeder. Devlet kütüphanelerinin birçoğundan daha büyük bir kütüphaneye sahip olur. Ardında 20 bin ciltlik bir kütüphane bırakmıştır.
Arapça, Osmanlıca, Farsça, İngilizce ve Fransızca bilen 2 kız 1 erkek çocuk ve 4 torun sahibi Bayram Ali Öztürk 03.09.2006 sabahı 07.30’da İsmailağa Camii Şerifinde sabah namazı ardından vermiş olduğu dersin bitiminde Bayram Erdal adındaki bir meczubun bıçaklı saldırısı sonucu şehit olmuştur.

1/1/2008

Bayram hocamiz (alinti)

Vuruldu yaralı bir kelebek daha
Hayır inanki kırmadılar kanatlarını

Kırılan benim kolum vurulanda ben
Dönülmez yollara savrulanda ben

Baharı gelmeden bulmaya gittin
Ah kelebek! Bayramı çabuk getirdin

Çatlamıştın çoktan aşk kozasını
Savurup cübbenle kıl u kal modasını

Ah kelebek! Yıktın şüphenin kalesini
Tatmamıştım acının bu denlisini

Dur kelebek! Bekle bende geleyim
Bedel neyse söyle bende ödeyeyim

Uçtu ah kelebek! Sevdan uçurdu seni
Sevindirdin ötede seni bekleyenleri

Söyle kelebek kervanda yer varmı daha ?
Semalarda parlamak söyle kaç baha?

Ah kelebek sen vurulmadın vurulanda ben
Kanatları tam dibinden kırılanda ben

Ah ciğerimi yakıpta gittin
Beni bitmez hasretlere salıpta gittin

Güle sevda çekmede bülbülleri geçmiştin
O sultanı tek yüreğine tek yar seçmiştin

Sevdirmiştin kendini o canların gülüne
Senin aşkın görünce hased kaldı bülbüle

Kelebek kanatlandı kavuştu bak yarine
Gözyaşı kaldı yine onu sevenlerine

Ah üstadım zümrüt sesli kelebek
Sen gitssende sevdan bize gelecek

Çatlasada ötmekten her sivrisinek
Yine binbir renkli doğar binbir kelebek....

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı